Özlem UĞUR ile Access Consciounsness ve Access Bars üzerine...

January 3, 2018

Aşkı varoluş diye ifade eden, önce kendi için varoluşunu keşfe çıkan ve sonrasında kolaylaştırıcı misyonu ile insanlara da bu anlamda katkı olan Özlem UĞUR, bu yolculuğa başlamadan önce rehberlik eğitimi ile iş hayatına dahil olmuş. Fakat sanata olan sevgisi, hayatının her döneminde onu sanatın içine çektiğinden dans, oyunculuk, seslendirme gibi alanlarda da kendini göstermiş. Bu alana olan sevgisi biraz da genlerinde bulunan yeteneklerinden kaynaklanıyor diye düşünüyoruz, ki kendisi aynı zamanda MFÖ grubundan Özkan UĞUR’ un yeğeni olmakta ama onun asıl yolculuğu mistik yönüyle ilgili zorlanmanın ardından bunu kabul edip, gerçekte var olduğu kişiyi bulmaya çalışmasıyla başlıyor. Access Consciousness ile tanışması, kendine dönmesi ve sonrasında bu alanda bir eğitmen olarak insanlara katkı olmayı seçmesi onu bugüne getiriyor…

 

Gerçekte var olduğumuz kişi gerek yetiştirme tarzı, gerek bulunduğumuz ortam ve koşullardan etkilenip zamanla başkalarından aldığımız düşünce, yargı, korku ve benzerlerini kendine ait gibi benimseyebiliyor. Bize ait olmayan düşüncelerle gerçekte var olduğumuz kişiden uzaklaşırken Access Consciousness “İnsanları bildiklerini bilmeleri için güçlendirir.” diyerek aslında bizi bize döndüren bir sistem olduğunu ifade ediyor.         

 

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

 

1984 yılında İstanbul'da doğdum. Kendim olmayı keşfetmek, yaşamın tüm güzelliklerini ve ötesini bilmeyi talep eden bir yolcuyum diyelim. :)

 

Sizi mistik sanatçı olarak tanımlayabilir miyiz? Sanatın oyunculuk ile alakalı kısmına ilgi duyarken nasıl oldu da mistik yönünüzü keşfettiniz?

 

Evet, bu çok hoş olur ve kullandığım bir isim. Buna benim kendimi tümüyle enerjisel olarak ifade etme halim de diyebiliriz. Çocukluğumdan beri, dans başta olmak üzere sonrasında oyunculuk ve seslendirme ile devam eden bir yolculuğum oldu. Erciyes Üniversitesinden Profesyonel Turist Rehberi olarak mezun oldum. Bir süre rehberlik de yaptım. Sanata olan sevgim ve bu alanlarda aktif olma istekliliğim, yapabileceğim pek çok işi yarıda bırakıp beni uzun süre sanatsal alanlarda kariyer yapma seçimine kadar götürdü. Mistik veya psişik yönüm daha öncesinde keşfettiğim bir şey değildi. Bu parçamla o kadar bütündüm ki gördüğüm rüyaların rehberliği ve ruhsal aleme olan merakım, en önemlisi de ailemde bu konuların konuşuluyor ve de yeteneklerin oluşu beni ayrıca şevklendiriyordu. Pek çok kişinin spritüel, mistik ya da psişik diyebileceğimiz konulara farklı bakış açılarının oluşu hatta korkuyor olmaları benim kendi içime daha fazla dönmeme ve kendim gibi olanları aramaya itti. Uzun bir süre bu kapasitelerimin bir farklılık değil de sorun olduğu sonucuna vardığım günler ise oldukça zordu. Astrolojiye olan ilgim ve yetim ise, benim kendimi daha farkındalıkla keşfetmeme büyük katkı sağladı. Kendi kendime kişisel harita analizi yapmayı öğrendim. Ve evet artık kendime bu alanlarda daha fazla güveniyordum. Tam olarak kendime olan yolculuğum kendimi bilmeye ve keşfetmeye olan sürecim, sanatı yarıda bırakıp farklı bir seçim yaparak gerçekleşti. Kendimi şifalandırmam gereken bir arınma süreci içerisinde buldum kendimi. İçimdeki boşluk ve arayışım bana “Artık bir şeyler değişmeli ve gerçekten sen ne istiyorsun? Gerçek sen kimsin?” dedi. Bu soru ile beraber çok kısa bir süre sonra “Access Consciounsness” ile yolum kesişti. Kendime yolculuğum böylelikle başlamış oldu.

 

Ailenizde sanatçı var mı?

 

Evet, hepinizin yakından tanıdığı müzisyen ve oyuncu (MFÖ) Özkan UĞUR’ un yeğeniyim. Babam Tarık UĞUR’ da hayatının uzun bir dönemini müzisyenlik yaparak geçirdi, hala da devam etmekte. Kardeşim ve ağabeyim kısaca birçoğumuz sanata ait bu genleri taşıyoruz.

 

Sanatsal etkinliklerin insan üzerindeki etkileri sizce nelerdir?

 

Ben hayatın kendisini sanat olarak görüyorum. Dolayısıyla, biz her an aslında sanatla etkileşim halindeyiz. Sanatsal etkinlikler bizleri besleyen, ilham olan ve büyüten nefes almak gibi ihtiyacın ötesinde olan her şeydir. Bize henüz keşfetmediğimiz pek çok yönlerimize ışık tutarken neler yapabileceğimizle ilgili farklılıklarımızı gerçekleştirmemiz için ötesine davet oluyor. Herkesin mutlaka sanatsal bir faaliyet içerisinde bulunmasını tavsiye ederim.

 

Bilinç, bilinçaltı, farkındalık üzerine biraz konuşabilir miyiz? Siz bu kelimelerin tanımını ne şekilde yapıyorsunuz?

 

Bilinç, bizlerin aslında sıkça, belki de dilimizden düşmeyen “bilinçliyim, bilinçliyiz” ya da toplumun tanımladığı şeyden biraz farklı olduğunu yaşadıkça görüyorum. Bilinç, etrafta gördüğünüz göremediğiniz her şeyin moleküler yapısı içinde olan, titreşen ve bizlerin özü ve varoluşunda olan her şeydir. Bilinç, olduğu haliyle her şeyi bütünüyle kapsar, hiçbir şeyi dışarıda bırakıp, ayırt edip yargılamaz. Bilinçten işlev gördüğümüzde, hayatımızı sınırlayıp kontrol eden tüm yargılamalar, duygu, düşünce vs içerisinde değilizdir.

 

Farkındalık ise bilincin bir formu diyebiliriz. Şimdi, yani anda mevcut olan deneyimlemekte olduğumuz şeylerin bir oluş biçimidir. Farkındalık da anlıktır. Düşünce, duygu ya da yargı mevcut değildir. Farkında olduğumuz anlarda gerçek her ne ise onu fark eder ve yaşarız. Zihinsel tüm faaliyetler devre dışıdır ve illüzyonlar kaybolur gider.

 

Bilinç ve farkındalık beraber yürüyen yol arkadaşlarıdır. Bilinçli olduğumuz zaman farkındayızdır aynı zamanda. Bilinç, fark ettirir ve farkındalığa dönüştürür. Farkındalık, bizlerin dönüşümünün hediyesidir. Her duygu durumumuzun ardında bize verilen farkında oluşun hediyeleri gizlidir. Heyecan verici değil mi?

 

Bilinçaltı kelimesi yerine, Bilinçdışı demek bana daha doğru geliyor. Bilinçdışı, bütün vücut sistemini, hayatımızı kontrol eden bir bilgisayar programıdır. Bilinçle iletişim halindedir. Bilinçdışı, bir dehlizdir. Milyar yıllık kayıtlar depoludur ve süregelen yaşantımızda her şeyi doğru, yanlış, iyi, kötü demeden kaydeden bir cihaz gibidir. Varoluşun bütün kayıtları bilinçdışındadır. Bilinçdışında biz hatırlamasak da, bilmesek de yaşantımızı ve ilişkilerimizi şekillendiren anılar, travmalar ve dramalar mevcut olduğundan memnun olmadığımız ve değiştirmek isteyip değiştiremediğimiz her şey bununla ilintilidir. Dolayısıyla bilinçdışında bize katkı olmayan şeylerin temizlenerek dönüştürülmesi hayatımızı yeniden gerçek talep ettiğimiz gibi inşa etmemize katkı olur.

 

Acsess Consciousness ve Access Bars nedir?

 

''Access Consciousness'' (Energy transformation system) enerji dönüşüm sistemi, yaşamımızda bize hizmet etmeyen, çalışmayan ve sınırlayan her şeyi değiştirmek için tasarlanmış araçlar ve processlerden oluşan enerjitik bir sistemdir. Gary Douglas tarafından kurulan ve kayropraksi doktoru Dain Heer' ın katkılarıyla geliştirilen, 180 ülkede mevcut olan ve çığ gibi büyüyen bu bilinç dalgasının yayılmasına ve yüzlerce insanın hayatının kökten değişimine katkı olmaktadır.

 

Access Bars, bu sistemin başlangıç çalışmasıdır. Kafamızdaki 32 adet enerji noktasına (nörolojik snaps noktaları) yaratıcılık, güç, kontrol, şifa, farkındalık ve benzeri de biriken tüm düşüncelerimiz, yargılarımız, kaygılarımız, korkularımız, inançlarımız... beynimizde depolanarak bir elektrik yükü oluştururlar. İşte bu elektrik yükleri, elle yapılan pratik uygulama sanatı ile gerçekte olduğunuz siz olan muhteşem kapasite ve potansiyellerinize de erişimi de başlatmış olur. Bu bir dönüşüm yolculuğudur. Mantıklı zihniniz kolaylıkla adeta sihirli bir şekilde bypass olurken,  muazzam bir huzur, dinginliğin ve kolaylığın kendisi olmaya başlarsınız. Artık geçmişin izleri sizi şu andan alıkoyan illüzyonlar bir bir kalkar, bilinçlenmeye başlar ve hayatınızda yaratmak istediğiniz her şeyin mümkün olduğunu bilirsiniz. Çünkü, Access sizin bildiğiniz her şeyi bilmek için sizi güçlendirir. Harika değil mi? Bizler için her şeyin mümkün olduğunu bilmek, sonsuz olasılıkları evrenimize davet etmek, gücümüzü hatırlamak, imkansız hiç bir şeyin olmadığını ve talep edersek fark edeceğimiz mucizenin kendisi olduğumuzu bilmenin ihtişamı ile bizi karşılar. Zihnin düşüncelerle hapsettiği hapishanelerden özgürleşerek olduğunuz hediyeyi alıp kabul etmek için sadece bir seçim der Access. Seçerseniz bilinçlenerek değişimin katalizörleri olarak dünyaya katkı olmaya başlarsınız. Her bir kişinin bilinçlenmesi binlerce kişinin bilince erişimini kolaylaştırır. İşte böyle muhteşem varlıklarız. Yeter ki, seçelim ve bu oyunu beraber oynayalım. Dünyamızı daha yaşanabilir bir halde görmek ve katkıda bulunmak için bilince gönüllü olur muyuz?

 

Access Bars bilimsel olarak kanıtlanmış bir yöntem midir?

 

Access Bars, nörobilim uzmanı Dr.Jeffrey Fannın kendi çalışması ve Dr. Lisa Cooney' in düzenleme termometresi yöntemi adını verdiği 2 bilimsel araştırma ile bu konuyu desteklemektedir. Dr. Jeffrey, Access Bars seansı alan kişilerin öncesi ve sonrası beyin EEG' sini çekerek araştırma sonuçlarını paylaştığı bir videosu da mevcuttur. Bilimsel ve psikolojik olarak iki sonuca vardığını, neticeleri gördüğünde çok şaşırdığını hatta kendisini bu kadar şaşırtmanın kolay olmadığını, birçok beyin şekilleri ve koşulları görmesine rağmen bunun hayatında karşılaştığı ilk bulgu olduğunu söylemektedir.

 

Acsess Bars seansları ne şekilde yapılmaktadır?

 

Access Bars bireysel seansları, kişinin kafa masajı alır gibi aldığı kolaylıkla uygulanan ve alıp kabul edilen yaklaşık 1 ile 2 saat aralığındadır. Bu seansın süresini enerjinin akışı belirler. Seansta

kişiler çoğunlukla teta dalga boyutundadır ve yoğun elektromanyetik yüklerin boşalımı ile rahatlatıcı bir seans olduğu için kişilerin çoğunlukla uyuyabildikleri de gözlemlenmektedir. Seans sayısı, kişilerin hayatında farkında olmayı talep ettikleri ve değiştirmeyi arzu ettikleri şeyler ile değişim gösterir. Bunun bir sınırı yoktur. Bars belli aralıklarla alındığında kişinin hayatında tüm alanlarında büyük değişimlere katkı olur.

 

Seans sonrasında, en iyi senaryo: Bütün hayatınız değişir.

 

En kötü senaryo ise, kendinizi onurlandırdığınız harika bir mesaj almış olursunuz.

 

Acsess Bars eğitiminden kısaca bahsedebilir misiniz?

 

Access Bars uygulayıcılık eğitimi 1 günlük bir program içerir. Eğitmenler, başlangıç saatlerini kendi belirler, ki yaklaşık 8-9 saatlik akışa göre daha uzun da sürebilen bir eğitimdir. Bu 1 günlük eğitim ile uluslararası uygulayıcılık sertifikası alır. Eğitim de, Access Bars araçları, bilgileri içeren kitapçık verilir. Gary Douglas ve Dain Heer' ın karşılama, tanıtım ve seansın uygulanışına dair bir videosu izlenir. Katılımcılarla beraber sorulan sorular, ki Access'in en güçlü aracı soru sormaktır, enerjitik temizlemelerin yapıldığı ve talep edilen her şeyin konuşulduğu ve katkı aldıkları hayat değiştiren bir eğitimdir. Bu eğitimde kişiler seans uygulamak için eşleşir, 2 seans almış ve 2 seans da vermiş olur. Bu arada tüm dünyada da sınıflara 15 yaş ve altındaki çocuklar ebeveynlerinden biri ile beraber gelmek kaydıyla ücretsiz katılırlar, 16 ve 17 yaş yarı ücretlidir.  Access Bars Eğitimini, ilk uygulayıcılık eğitimiyle beraber sonrasında 2 ayrı eğitmenden daha alındığında eğitmen olunur ve isterlerse Access Bars sınıfları açabilir ve tanıtım ve benzeri etkinlikler oluşturabilirler. Access Consciouness' ın seçenler için hayatların da daha fazla bilinçlenmelerine katkı olacak başka eğitim seçenekleri ve ileri seviye eğitimler de vardır. Access The Foundation ve Access Beden sınıfları bunlardan sadece bazılarıdır.

 

Create the Craft olarak gelişimin, dönüşümün sonu olmadığını düşünüyoruz. Kişisel hayatımızda ya da iş hayatımızda daha bilinçli, farkındalığı yüksek, yaratıcılığı kuvvetli bireyler olmak için sizce neler gerekli?

 

Her zaman daha fazlasını, kendi farklılıklarınızı bilmeyi talep etmek, hayal gücünüzü sınırlamamak, vazgeçmemek ve her şeyin mümkün ve imkansızın sadece bir tanım olduğunu unutmamak.

 

Create the Craft için ne düşünüyorsunuz?

 

Öncelikle, yaratıcılığı böylesine farklı bir seçim yapılarak desteklediğiniz ve bu alanı açtığınız için sizi tebrik ediyorum. İçimi kıpır kıpır eden ve herkese ilham olabilecek dopdolu bir paylaşım siteniz var. Yaptığınız etkinliklerin artarak, çoğalarak ışıldamanızı diliyorum. Çok yakında olduğunuz katkının büyüyeceği algısındayım.

 

Hep beraber neler mümkün? :)

 

Hızlı Soru Cevap;

 

En son okuduğunuz kitap?

 

Don Miguel Ruiz ''Beşinci Anlaşma''

 

En son sosyal medya paylaşımınız?

 

Şükran duymanın önemine değindiğim bir yazım.

 

En son katıldığınız sanatsal etkinlik?

 

''Shamoon'' şamanik ve doğaçlama müzik

 

En sevdiğiniz sanatçı?

 

İlham aldığım, sanatı ve verdiği mesajlar ile herkesi şifalandıran Michael Jackson

 

En sevdiğiniz spor dalı?

 

Dans başta olmak üzere, paten.

 

Aşk denilince ilk aklınıza gelen?

 

Var'Oluş

Hayat sloganınız?

 

Bilinç sensin, olduğun sihrin ta kendisisin!

 

 

 

Access Consciounsness:

https://www.accessconsciousness.com/

 

Fotoğraf:

http://www.gastroshot.com/

 

Mekan:

http://www.meetlabcoffee.com/

 

 

*Telif hakkı Create The Craft' a aittir.

Please reload

Popüler Paylaşım

Kimdir Prof. Dr. Özer Kanburoğlu?

April 26, 2020

1/10
Please reload

Son Paylaşılanlar

February 3, 2018

Please reload

Etiketle Arama